KAZANÇ ALIŞVERİŞ ESASLARI İLE İLGİLİ HADİSLER

KAZANCA TEŞVİK

Mikdam İbnu Ma'dikerb ez-Zübeydi radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulullah
aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kişi elinin emeğiyle kazandığından daha temiz bir kazanç elde etmemiştir. Kişinin nefsine, ailesine, çocuğuna ve hizmetçisine harcadığı sadakadır."
İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor:
"Res
ulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Emin, dürüst, müslüman tacir, Kıyamet günü şehidlerle beraberdir."
Muaz İbnu Abdillah İbni Hudeyb'in amcası radıyallahu anh anlatıyor:
"Biz bir
cemaatte idik. Başında ıslaklık olduğu halde Resulullah aleyhissalatu vesselam çıkageldi. Birimiz ona: "Bugün sizi iyi ve ferah görüyoruz" dedi. "Evet! Elhamdulillah öyledir!" buyurdular. Sonra halk zenginlik hususunda sohbete daldılar. Aleyhissalatu vesselam: "Muttaki için zenginliğin bir zararı yok!" buyurdular. Devamla: "Ancak dediler, sıhhat, muttaki için zenginlikten daha hayırlıdır. Gönül hoşluğu da bir nimettir."

MAİŞET TALEBİNDE İTİDAL

Ebu Humeyd es-Saidi radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam
buyurdular ki: "Dünya talebinde mutedil olun. Çünkü herkes, kendisi için yaratılmış olana müyesserdir (kazanmaya hazırlanmıştır)."
Enes İbnu Malik radıyallahu anhüma anlatıyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam
buyurdular ki: "Himmet yönüyle insanların en yücesi hem dünya hem de ahiret işine himmet gösteren mü'mindir."
Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulu
llah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ey insanlar Allah'a karşı muttaki olun ve (dünyevi) talepte mutedil olun. Zira, hiçbir kimse yoktur ki, (Allah'ın kendisine taktir ettiği) rızkını eksiksiz elde etmeden ölmüş olsun. Rızkı gecikse bile ona mutlaka kavuşacaktır. Öyleyse Allah'tan korkun ve talepte mutedil olun, (gayr-ı meşru yollara sapmayın), helal olanı alın, haram olanı terkedin."

KAZANÇ YOLUNU DEĞİŞTİRME

Enes İbnu Malik radıyallahu anhüma anlatıyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam
buyurdular ki: "(Meşru) bir işten (helal rızık) kazanan kimse o işe devam etsin
Nafi anlatıyor:
"Ben Şam ve Mısır'a ticaret
malı gönderiyordum. Irak'a da gönderdim ve mü'minlerin annesi Hz. Aişe'nin yanına varıp kendisine: "Ey mü'minlerin annesi! Ben Şam'a ticarete gidiyordum, şimdi Irak'a gidiyorum" dedim. Bunun üzerine: "Böyle yapma! Sana ve eski ticaret yerine ne oldu? Zira ben, Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın: "Allah Teala hazretleri, sizden birine bir ciheti rızkına sebep kılarsa, bu değişinceye veya güçleşinceye kadar onu terketmesin" buyurduğunu işittim" dedi."

SAN'ATLAR

Ebu Hureyre radıyallahu anhüma anlatıyor:
"R
esulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "İnsanların en çok yalan söyleyenleri boyacılar ve kuyumculardır."

MUHTEKİR KAYBEDER

Hz. Ömer radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulul
lah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Malını satışa arzeden rızka erer, muhtekir (pahalanması için satmayıp bekleten) de lanete uğrar."
Hz. Ömer radıyallahu anh anlatıyor:
"Resullu
llah aleyhissalatu vesselam'ı işittim, buyurdular ki: "Müslümanlara bir gıda maddesinde ihtikarda bulunanı Allah Teala hazretleri cüzzam ve iflasa mahkum eder."

PARAYLA KUR'AN ÖĞRETİMİ

Ubey İbnu Ka'b radıyallahu anh anlatıyor:
"B
ir adama Kur'an öğretmiştim. Bana bir yay hediye etti. Bunu Resulullah aleyhissalatu vesselam'a haber verdim: "Eğer onu alırsan, ateşten bir yay almış olursun" buyurdular. Ben de geri iade ettim."

HACCAMIN KAZANCI HELAL Mİ?

Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulull
ah aleyhissalatu vesselam hacamat oldu ve bana emretti, ben de hacamat yapan zatın ücretini ödedim."
Ukbe İbnu Amr radıyallahu anh anlatıyor:
"Res
ulullah aleyhissalatu vesselam hacamat edenin (bu işten) kazancını yasakladı."

ALIŞ-VERİŞTE MUHAYYERLİK

Ebu Sa'idi'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam
buyurdular ki : "Satış her iki tarafın rızasıyla olur."

MEVCUT OLMAYAN ŞEY SATILAMAZ

Attab İbnu Esad radıyallahu anh'ın anlattığına göre:
"Resulullah aleyhissalatu
vesselamonu Mekke'ye gönderdiği zaman kendisini, satın alıp da henüz teslim alınmamış bir malın karından men etmiştir."

AKİBETİ MEÇHUL SATIŞ YASAK

İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor:
"Resul
ullah aleyhissalatu vesselam Bey'-i garar'dan (yani tahakkuk edip etmeyeceği bilinmeyen akibeti meçhul satıştan) men etti."

PİYASAYA NARH KONAMAZ

Ebu Said radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulul
lah aleyhissalatu vesselam zamanında fiyatlar artmıştı. Halk müracaat ederek: "Ey Allah'ın Resulü fiyatları siz düzenleseniz!" dedi. Aleyhissalatu vesselam şu cevabı verdi: "Ben, sizden kimsenin kendisine yaptığım bir zulmü talep etmez olduğu halde aranızdan ayrılmayı diliyorum "

ALIŞ VERİŞTE MÜSAMAHA

Osman İbnu Affan radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Gerek satıcı ve gerekse alıcı iken kolaylık gösteren kimseyi Allah cennete koydu."

PAZARLIK

Kayle Ümmü Beni Emmar radıyallahu anha anlatıyor:
"Resulullah aleyhissalatu
vesselam'ın yaptığı umrelerden birinde kendisine Merve'de yaklaştım ve: "Ey Allah'ın Resulü! Ben alıp satan bir kadınım. Bir şeyi satın almak istediğim zaman arzuladığımdan daha düşük bir fiyat teklif ediyorum. Sonra yavaş yavaş artırarak arzuladığım fiyata geliyorum. Bir şeyi satacağım zaman da, önce, almayı arzuladığım fiyattan daha yüksek bir fiyat teklif ediyor, sonra yavaş yavaş inerek arzuladığım fiyata geliyorum, (böyle yapmama ne dersin?)" dedim. Şu cevabı verdi: "Ey Kayle, böyle yapma. Bir şey satın almak istedin mi, düşündüğün fiyatı söyle, sana verilsin veya verilmesin." Aleyhissaltu vesselam sonra şunu söylediler: "Bir malı satmak istediğin zaman da versen de vermesen de (yüksek fiyat değil) satmak istediğin fiyatı söyle."
Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulull
ah aleyhissalatu vesselam güneş doğmazdan önce alış veriş pazarlığı yapmaktan ve süt vermekte olan hayvanları kesmekten men etti."

AŞILANMIŞ HURMA MALI OLAN KÖLE SATILMIŞSA

Ubade İbnu's-Samit radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam,
müşteri (kendisine ait olmasını) şart koşmamış ise, (satılan) hurma ağaçlarının (başında bulunan) meyvesinin, ağaçları aşılayanın hakkı olduğuna ve keza, müşteri, (kölenin malının kendisine ait olmasını) şart kılmadığı taktirde, kölenin malının satıcıya ait olduğuna hükmetti."

TERAZİYİ AĞIR TUTUN

Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anhüma anlatıyor:
"Resulullah aleyhissalatu
vesselam buyurdular ki: "Tarttığınız zaman tartınızı ağır yapın."
İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor:
"Re
sulullah aleyhissalatu vesselam, Medineye geldiği vakit, halk ölçü-tartı işinde insanların en kötüsü idi. Bunun üzerine Allah Teala hazretleri "Ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline" diye başlayan sureyi indirdi, Bundan sonra ölçü ve tartıyı güzel yaptılar."

ALDATMA HARAMDIR

Ebu'l Hamra radıyallahu anh anlatıyor:
"Resu
lullah aleyhissalatu vesselam'ı, yanında bir kap içinde bir miktar zahire satan bir adamın yakınlarından geçtiğini gördüm. Mübarek elini kabın içine sokup (kontrol ettikten sonra) adama: "Sen hile yapmışa benziyorsun. Bize hile yapan bizden değildir" buyurdu."

KABZEDİLMEYEN YİYECEK SATILAMAZ

Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulu
llah aleyhissalatu vesselam, biri satıcının biri de alıcının ölçekleri olmak üzere iki ölçekten geçmedikçe bir zahireyi satmayı yasakladı."

YİYECEKLERİN TARTILMASI BEREKET GETİRİR

Abdullah İbnu Büsr el-Mazini ve Ebu Eyyub radiyallahu anhüma anlatıyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın: "Zahirenizi ölçünüz ki, sizin için bereketlensin" buyurdular."

ÇARŞILAR

Ebu Üseyd es-Saidi radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam
Nebit çarşısına gidip ona baktılar ve: "Burası size münasib bir çarşı değildir" buyurdular. Sonra bir başka çarşıya gidip baktılar. Yine: "Burası da size uygun bir çarşı değil" buyurdular. Sonra şu çarşıya döndü, içini dolaşıp (tedkik buyurdular) ve: "İşte sizin çarşınız burasıdır! Sakın burası daraltılmasın ve burada (satış ve alış) yapanlardan vergi alınmasın" buyurdular."
Selman radıyallahu anh anlatıyor:
"Resululla
h aleyhissalatu vesselam: "Kim sabah namazına giderse, iman bayrağıyla gitmiş olur. Kim de çarşıya giderse o da iblis bayrağıyla gitmiş olur" buyurdular.

ERKENDE BEREKET

Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:
"Resu
lullah aleyhissalatu vesselam: "Allahın, ümmetim için perşembe günü ilk vaktin(de yapılan iş)i mübarek kıl" diye dua ettiler.
İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulu
llah aleyhissalatu vesselam şöyle dua buyurdular: "Allahım, ümmetime, günün ilk vakitlerin(de yaptıkları iş)i bereketlendir."

SÜTÜ MEMEDE BIRAKILAN HAYVANIN SATIŞI

İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor:
"Res
ulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ey insanlar! Muhaffele, yani müşteriyi aldatmak için sütü sağılmayıp memesinde kalan bir hayvanı satın alan kimse üç gün muhayyerdir. (Hayvanı bu esnada geri verebilir.) Eğer geri verecek olursa, hayvanla birlikte, sağdığı sütün iki mislini veya sağılan sütünün (kıymetinin) bir mislini buğday olarak demişti geri versin."
Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor:
"Doğru söyleyen ve doğruluğu
(mucizelerle) tasdik edilen Ebu'l-Kasım aleyhissalatu vesselam üzerine şehadet ederim ki, O bize şöyle buyurdular: "Muhalleb (sütü memede hapsedilmiş) hayvanları satmak aldatmacadır ve aldatma işi hiçbir mü'mine helal olmaz."

KÖLENİN MUHAYYERLİĞİ

Semüre İbnu Cündüb radıyallahu anh anlatıyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam
buyurdular ki: "(Satılan) kölenin uhdesi (yani alıcısının muhayyerliği veya satıcısının zimmetinde olduğu müddet) üç gündür."

MALIN KUSURU SÖYLENİR

Vâsile İbnu'l-Eska' radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim bir şeyin ayıbını açıklamadan satarsa daima Allah'ın gadabına ve meleklerin lânetine maruz kalır:"

ESİR AİLE EFRADI BİRBİRİNDEN AYRILMAZ

Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a
esirler getirildiği zaman, aile efradını birbirinden ayırmak istemediği için hepsini bir kişiye verirdi."

SAYICA FAZLA HAYVANIN PEŞİN MÜBADELESİ

Hz. Enes radıyallahu anh'ın anlattığına göre:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm,
mü'minlerin annesi Safiyye radıyallahu anhâ'yı yedi baş (cariye-köle) ile satın aldı."

FAİZ

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:
"
Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Mirac gecesi, bir kavme uğradım ki, karınları evler gibi iri idi. Bu karınların içi yılanlarla dolu idi ve yılanlar dışardan gözüküyorlardı. Ben: "Ey Cibril bunlar kimlerdir?"diye sordum. "Bunlar faiz yiyenler!" dedi." 
Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:
"
Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Faiz yetrniş çeşit günaha sebeptir. En hafifi kişinin anasıyla zina yapması gibidir."
Abdullah (İbnu Mes'ud) radıyallahu anh anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki: "Faiz yetmişüç kapı (çeşit)dir."
 Hz. Ömer radıyallahu anh anlatıyor:
"Enson i
nen ayet, faizle ilgili olan ayettir. Resûlullah aleyhissâlatu vesselâm onu bize açıklamadan vefat etti. Öyleyse faizi de faiz şüphesi olan muameleyi de bırakın."

VERESİYEDE BELLİ MİKTAR BELLİ MÜDDET ŞART

Abdullah İbnu Selam radıyallahu anh anlatıyor:
"Resûlullah aleyhissâlatu vesselâm'a
bir adam gelip: "Yahudilerden bir aileyi kastederek "Falanın oğulları müslüman oldular. Ancak pek acıktılar, tekrar İslâm'dan dönmelerinden korkuyorum" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: "Kimin yanında birşeyler var?" diye sordu. Yahudilerden biri: "Benim yanımda şu şu kadar nakit var, zannedersem üçyüz dinar demişti. Falan ailenin bahçesinden (alınacak meyve için) şu fiyatla selem akdini yaparım)" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm da: "Şu kadar vade ile şu fiyata" olur, "falan ailenin bahçesinden (elde edilecek meyve" kaydı) olmaz" buyurdu."

ORTAKLIK VE MUDÂRABE

Salih İbnu Süheyb, babası Süheyb (İbnu Sinan)'dan naklediyor:
"Resûlullah
aleyhissâlatu vesselâm buyurdular ki: "Üç şey vardır ki onlarda bereket vardır: "Belli bir vade ile olan satış, Mukâraza (denilen ortaklık çeşidi), satmak için değil, ev için buğday arpa karışımı."

EVLADIN MALINDA BABANIN HAKKI

Hz. Câbir İbnu Abdillah radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bir adam: "Ey Allah'ın Resûlü! Benim mal ve çocuğum var. Babam da malımı kökünden kurutmak, tüketmek ister" dedi. Aleyhissâlatu vesselâm: "Sen de malın da babana aitsiniz" buyurdular."

RASTLANAN SÜRÜ VE BAHÇEDEN İSTİFADE

Ebu Sa'id radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Bir çobanın (sürüsünün) yanına geldiğin vakit, ona üç kere nida et! (Çoban) cevap verirse ne âla, vermezse, fesada sebep olmadan (sürü sağıp götürmeden) sütünden iç. Bir bahçenin duvarına geldin mi, bahçe sahibini üç kere çağır. Cevap verirse ne âla, (kendinden isteyerek ihtiyacını gör), aksi taktirde fesada sebep olmadan yiyebilirsin."
Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor:
"Bir
sefer sırasında biz Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'la birlikkte idik. Derken, memeleri ida denilen bir bitki ile bağlanmış bir deve sürüsüne rastladık. (Sütten istifade için) sürüye yaklaştık. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bizi çağırdı, hemen yanına gittik. "Bu develer müslüman bir aileye ait, bu onların zaruri gıdalarıdır ve Allah'tan sonra (muhtaç oldukları) bereketleri (hayırlı malları)dır. İçinde azıklarınız bulunan dağarcıklarınızın yanına vardığınızda, onların içindeki erzakınızın çalınmış olması sizi sevirdirir mi? Bunu adalete uygun bulur musunuz?" buyurdular. Ashab: "Hayır!" deyince: "İşte bu (sizin yapmak istediğiniz) de öyle bir iştir" buyurdu. Biz: "Yeyip içmeye muhtaç olursak ne dersiniz?" diye sorduk. Şu cevabı verdi: "Yiyin fakat taşımayın, için fakat taşımayın!"

DAVAR BESLEME

Ümmü Hâni radıyallahu anhâ anlatıyor:
"Resûl
ullah aleyhissalâtu vesselâm bana "Koyun ve keçi edin. Zira onda bereket vardır" buyurdular."
Urve el-Bârikî radıyallahu anhüma, "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şu sözünü nakletmiştir: "Deve, sahipleri için bir izzet vesilesidir. Koyun ve keçi de berekettir. Hayır, Kıyamete kadar atın alnına bağlanmıştır."
İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor:
"Res
ûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Koyun ve keçi cennet hayvanlarındandır."
Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm zenginlere koyun keçi edinmelerini emretti ve buyurdu ki: "Zenginlerin tavuk edinmeleri halinde, Allah, köylerin helak olmasına izin verir."

SIDK VE EMÂNET (GÜVEN)

Ebu Sa'id el-Hudrî (radıyallahu anh) anlatıyor:
Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)
şöyle buyurdu: "Emin ve doğruluktan ayrılmayan ticaret ehli (ayette sırat-ı müstakim ashabı olarak zikredilen) peygamberler, sıddikler, şehidler ve sâlihlerle beraberdir." Tirmizî, Büyû 4, (1209); İbnu Mâce, Ticârât 1, (2139).
Tirmizî'nin, Rifâ'a İbnu Râfi'den yaptığı diğer bir rivayetinde şöyle buyrulmuştur:
"Kıyamet günü tüccarlar fâcirler (günahkârlar) olarak diriltilecekler. Ancak Allah'tan korkanlar, iyilik yapanlar ve doğruluktan ayrılmayanlar müstesna" Tirmizî, Büyû 4 (1210); İbnu Mâce, Ticârât3, (2146).
Kays İbnu Ebî Gareze el-Gıfârî (radıyallahu anh) anlatıyor:
"Biz hicret etmezden önce
simsarlar olarak isimlendiriliyorduk. Bir gün, Medine'de, bize Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) uğradı. Bize ondan daha iyi bir isim verdi. Buyurdu ki: "Ey tüccarlar, satış işine, yemin ve boş söz karışır..." Bir başka rivayette şöyle denmiştir: "Satış işine yemin ve yalan bulaşmaktadır, siz (Rabbin gadabını söndüren) sadaka karıştırın" Ebu Dâvud, Büyû 1, (3326,3327); Tirmizî, Büyû 4, (1208); Nesâî, Eymân 7, (7, 15).
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:
Hz.
Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'i işittim, diyordu ki: "(Ticarette yalan) yemin, (tüccarın zannınca) mala rağbeti artırır. (Halbuki gerçekte) kazancı giderir." Buhârî, Büyû 26; Müslim, Müsâkât 13 (1607); Ebu Dâvud, Büyû 6, (3335); Nesâî, Büyû 5, (7, 246). Hadis'in metni Buhârî ve Müslim'deki metindir. Ebu Dâvud'da "Bereketi giderir" şeklindedir. 
Hakim İbnu Hizâm (radıyallahu anh) anlatıyor:
"Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Alıp satanlar" birbirlerinden ayrılmadıkça (vazgeçmekte) muhayyerdirler. Alıp satanlar alış verişi sıdk ve doğruluk üzere yapar (kusuru) beyan ederlerse alış verişleri her ikisi hakkında da mübarek kılınır. Yalan söylerler (kusurları) gözlerlerse, belli bir kâr sağlasalar bile, alış verişlerinin bereketini kaybederler." Bir rivayet şöyledir: "Alış verişlerinin bereketi yok edilir: Yalan yemin malı rağbetli, kazancı bereketsiz kılar." Buhârî, Büyû 19, 22, 44, 46; Müslim, Büyû, 47, (532); Ebu Dâvud, Büyû 53, (3459); Tirmizî, Büyû 26, (1246); Nesâî, Büyû 3, (7, 244-245).

ALIŞ VERİŞTE VE İKALE'DE (AKDİ BOZMA) KOLAYLIK

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor:
"Hz. P
eygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Satışında, satın alışında, borcunu ödeyişinde cömert ve kolaylaştırıcı davranan kimseye Allah rahmetini bol kılsın". Buhârî, Büyû 16; Tirmizî Büyû 75, (1320).
Tirmizî'nin rivayeti şöyledir:
"Allah, sizden
önce yaşamış olan bir kimseye rahmetiyle muamele etti. Çünkü bu adam satınca kolaylık gösterir, satın alınca kolaylık gösterir, alacağını isteyince (kabalık ve sertlik değil, anlayış ve) kolaylık gösterirdi." Tirmizî, Büyû 75. (1320).
Tirmizî'nin Ebu Hüreyre'den kaydettiği bir rivayette Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurur: "Allah, satıştaki müsâmahayı, satın alıştaki müsâmahayı, ödemedeki müsâmahayı sever" Tirmizî, Büyû 75 (1319).
Huzeyfe ve Ebu Mes'ud el-Bedrî (radıyallahu anh) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittiklerini anlatır: "Sizden önce yaşamış olan birisine, ruhunu kabzetmek üzere melek gelmiş idi, sordu: " Bir hayır işledin mi?" Adam: " Bilmiyorum" diye cevapladı. Kendisine tekrar:
"Hele bir düşün (belki hatırlarsın) dendi. Adam: " Bir şey hatırlamıyorum, ancak dünyada iken, insanlarla alış veriş yapardım. Bu muâmelelerimde zengine ödeme müddetini uzatır, fakire de
(ödeme işlerinde müsâmaha ve
bazı eksikliklerini bağışlamak sûretiyle) kolaylık gösterirdim" dedi. Allah onu (bu kadarcık iyiliği sebebiyle affedip) cennetine koydu." Buhârî, Büyû 17-18, Enbiyâ 50, İstikrâz 5; Müslim, Müsâkât 26-31, (1560).
Amra Bintu Abdirrahmân (radıyallahu anhâ) anlatıyor:
"Bir adam bir meyve bahçesinin
meyvelerini toptan satın aldı. Meyveyi toplayıp miktarını tayin edince, tahmîn edilenden noksan buldu. Bahçe sâhibini görerek eksik çıkan kısmı hesaptan düşmesini veya alım satım akdinden dönmesini talebetti. Fakat adam teklif edilenleri kabul etmemeye yemin etti. Bunun üzerine müşterinin annesi, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e müracaat ederek durumu arzetti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "O adam, hayır yapmamaya yemin etmiştir" buyurdu. Bu sözü işiten bahçe sâhibi Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü, talebini kabul ettim" dedi. Muvatta, Büyû 15, (2, 621); Buhârî, Sulh 10; Müslim, Müsâkât 19, (1557).
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:
Resû
lullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Kim bir Müslümanın ikâlesini (yani alım satım akdini feshetmesini) kabul ederse, Allah da onu düşmekten kurtarır" Ebu Dâvud, Büyû 54, (3460); İbnu Mâce, Ticârât 26, (2199).

ÖLÇÜLER VE TARTILAR HAKKINDA

İbnu Ömer anlatıyor:
Resûlullah (aleyhissalât
u vesselâm) buyurdular ki: "(Şer'i hukuku ödemek için) vezin'de Mekke halkının vezn'i esastır, keyl'de de Medine halkının keyl'i esastır." Ebu Dâvud, Büyû 8, (3340); Nesâî, Büyû 54, (7, 284).
Mikdâm İbnu Ma'dikerb (radıyallahu anh) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şu sözünü nakletti: "Yiyeceklerinizi kîle ile ölçün, sizin için mübarek kılınsın." Buhârî, Büyû 52.
İbnu Abbas (radıyallahu anh) anlatıyor:
Hz. P
eygamber (aleyhissalâtu vesselâm) mikyal (ölçek) ve mîzân (terazi) kullananlara şöyle hitab etti: "Sizler bizden önce gelip geçen kavimleri helâk eden iki işi üzerinize almış bulunmaktasınız" Tirmizî, Büyû' 9, (1217).
İbnu Harmele (radıyallahu anh) anlatıyor:
"Üm
mü Habib Bintü Züeyb İbnu Kays el-Müzenniyye, bize (ölçüm işlerinde kullanılan) bir sa' bağışladı. Ümmü Habib bize rivayet etti ki, kendisine, İbnu Ahî Safiyye'den geldiğine göre, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın zevce-i pâkleri Safiyye vâlidemiz (radıyallahu anhâ) bağışlanan bu sâ'in, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in kullandığı sâ' olduğunu söylemiştir. Râvilerden Enes İbnu İyâz der ki: "Ben bu sâ'ı denedim, (kontrol ettim) gördüm ki bu sâ', Emevî Halifesi Hişâm İbnu Abdi'l-Melik'in kullandığı müdd'le iki buçuk müdd miktarında idi". Ebu Dâvud, Eyman 18, (3279).
Es-Sâib İbnu Yezîd (radıyallahu anh) anlatıyor:
"Hz. Peygamber (aleyhissalâtu
vesselâm) devrinde bir sâ', bugün sizlerin kullanmakta olduğunuz müdd'le, bir müdden üçte bir müdd miktarında fazla idi. Ancak bu miktara Ömer İbnu Abdilaziz merhum zamanında ilâve bulunuldu. Buhârî,, İ'tisam 16, Kefârât 5; Nesâî, Zekât 44, (5, 54).
Hz. Osman (radıyallahu anh) anlatıyor:
"Resûl
ullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sattığın zaman tart, satın alınca tarttır."Buhârî, Büyû' 51.

İLİM YOLUNDA